Uzaydan gelen gizemli radyo sinyalleri için kritik keşif

Gökbilimciler birkaç yıl önce Samanyolu düzleminden gelen sıra dışı bir radyo sinyali tespit ettiğinde bunun tek seferlik bir anomali olabileceğini düşünmüştü. Ancak zamanla benzer özellikler taşıyan yeni sinyallerin keşfedilmesi bilim dünyasını tamamen yeni bir kozmik gizemle karşı karşıya bıraktı. Long-Period Transients (Uzun Dönemli Geçici Radyo Sinyalleri – LPT), olarak adlandırılan bu nesneler, bilinen astronomik kaynaklardan çok daha yavaş aralıklarla radyo dalgaları yayıyor ve kökenleri uzun süredir açıklanamıyordu.

Bugüne kadar galaksinin farklı bölgelerinde yaklaşık bir düzine LPT tespit edildi. Şimdi ise Avustralya’daki Sidney Üniversitesi’nden astronom Kovi Rose liderliğindeki araştırma ekibi, bu gizemli sinyallerin en azından bir bölümünü açıklayabilecek önemli bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, Samanyolu’nun iç bölgelerine doğru gelen bir LPT sinyalinin kaynağını doğrudan güçlü manyetik alana sahip bir beyaz cüce yıldız sistemine kadar izlemeyi başardı.

Gizemin başlangıcı 2022’de ortaya çıkmıştı

LPT’ler ilk kez geniş çaplı ilgi gördüğünde gökbilimciler, GLEAM-X J162759.5−523504.3 adlı nesnenin alışılmadık davranışlarını incelemeye başlamıştı. Bu kaynak her 18,18 dakikada bir yaklaşık 30 ila 60 saniye boyunca parlaklığını artırıyor ve kısa süreliğine düşük frekanslı radyo gökyüzünün en parlak nesnelerinden biri haline geliyordu. Daha sonra ise tamamen sessizleşiyordu. Bu keşfin ardından benzer sinyallerin bulunması, olayın tek bir istisnai vakadan ibaret olmadığını ortaya koydu.

Bilim insanları zamanla bu nesnelerin kökenine ilişkin farklı açıklamalar geliştirmeye başladı. Bazı gözlemler yüksek derecede manyetize olmuş beyaz cücelere işaret ederken bazıları ise beyaz cücenin bir eş yıldızla etkileşime girdiği ikili sistemlerin rol oynayabileceğini gösteriyordu.

2025 yılında elde edilen önemli bir bulgu da ILT J1101+5521 adlı bir LPT’nin, birbirine son derece yakın yörüngelerde dönen kırmızı cüce ve beyaz cüceden oluşan bir ikili sistemden kaynaklandığını ortaya koymuştu. Araştırmacılar, bu iki yıldızın manyetik alanlarının düzenli olarak çarpışmasının periyodik radyo patlamaları ürettiğini belirlemişti.

Ancak ASKAP J1832-0911 adlı başka bir LPT’nin aynı zamanda X-ışınları yaydığının keşfedilmesi olayın sanılandan daha karmaşık olduğunu göstermişti. Böylece bilim insanları, tüm gözlemsel ipuçlarını tek bir çatı altında toplayabilecek bir örnek aramaya başladı.

Gözler yeni nesnenin üstünde

Araştırmacıların son çalışmada incelediği ASKAP J1745-5051 adlı nesne, bugüne kadar farklı LPT’lerde ayrı ayrı görülen birçok özelliği aynı anda taşıyor. Sistem hem radyo dalgaları hem de X-ışınları yayıyor, bir beyaz cüce ile eş yıldızdan oluşuyor, güçlü manyetik faaliyet gösteriyor ve aynı zamanda yıldızlar arasında madde aktarımı gerçekleşiyor.

Gerçekleştirilen keşif dünyanın en hassas radyo teleskoplarından biri olarak kabul edilen CSIRO’ya ait ASKAP teleskobuyla gerçekleştirildi. Sistemin oldukça karmaşık yapısı nedeniyle uzaklığı kesin olarak belirlenemese de mevcut tahminler Dünya’dan yaklaşık 1.300 ile 30.000 ışık yılı uzaklıkta bulunduğunu gösteriyor.

Radyo ve X-ışınları aynı döngüde

ASKAP gözlemleri, sistemin her 81 dakikada bir radyo patlaması ürettiğini ortaya koydu. Bu radyo sinyallerine periyodik X-ışını emisyonları da eşlik ediyor.

Farklı teleskoplarla yapılan optik gözlemler, sinyallerin geldiği noktada bir beyaz cüce ikili sistemi bulunduğunu doğruladı. Spektral analizler de sistemin yaklaşık 81 dakikalık bir yörünge periyoduna sahip olduğunu gösterdi.

Araştırma sonuçlarına göre ASKAP J1745-5051 sisteminde beyaz cüce, kırmızı cüce eş yıldızından madde çekiyor. Beyaz cücenin güçlü manyetik alanı, bu maddeyi doğrudan yıldızın yüzeyine yönlendiriyor. Yüzeye çarpan madde milyonlarca derece sıcaklığa ulaşıyor ve bunun sonucunda yüksek enerjili X-ışınları ortaya çıkıyor.

Radyo sinyallerinin ise iki yıldızın çakışan manyetik alanları tarafından hızlandırılan gazlardan kaynaklandığı düşünülüyor.

Yeni bir kozmik olay sınıfı şekilleniyor

Bilim insanları, ASKAP J1745-5051’in sahip olduğu özelliklerin diğer LPT kaynaklarının anlaşılmasında kritik rol oynayabileceğini düşünüyor. Çünkü bu sistem, şimdiye kadar farklı nesnelerde ayrı ayrı gözlenen birçok davranışı tek bir yapıda birleştiriyor. Böylece LPT’lerin en azından bir kısmının kökenine ilişkin daha kapsamlı modeller geliştirilmesinin önü açılıyor.

Araştırma ekibine göre her yeni keşif, bu gizemli sinyallerin ardındaki büyük resmi biraz daha netleştiriyor. Gökbilimciler, evrende yeni bir kozmik olay sınıfını anlamanın henüz başlangıç aşamasında olduklarını ve önümüzdeki yıllarda yapılacak gözlemlerin bu olağanüstü nesneler hakkında çok daha fazla bilgi sağlayacağını düşünüyor.

Author: admin